Akupunktur sinir sisteminde ağrının iletimini sağlayan
kimyasal (nörotransmitter) ve modülatör maddelerin
(nöromodülatör) yapımını ve dağılımını yönlendirerek, ağrı
duyumunun azalmasını sağlamaktadır. Akupunkturun analjezik
etkisinde rol oynayan başlıca nörotransmitterler opioid
peptidler ve serotonindir. Elektroakupunkturun hangi frekansda
hangi yolağı kullanarak hangi opioid reseptörü etkilediği
artık bilinmektedir. Ayıca adrenalin, nitrik oksid, glutamat
ve GABA gibi maddelerin de analjezik etkiyi yönlendirdikleri
düşünülmektedir. Görüntüleme çalışmalarında beynin çok sayıda
bölgesinde (limbik sistem, beyin kökü, beyincik, talamus,
hipotalamus vd) değişikliler saptanmıştır.
2003 yılında Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Ulusal Sağlık
Enstitüsü’nün vardığı karara göre akupunkturun etkinliğinin
ispatlandığı ağrılı hastalıklar şunlardır: Baş ağrısı, diz
ağrısı, bel ağrısı, boyun ağrısı , diş ağrısı, ameliyat
sonrası çekilen ağrı, yüz ağrısı , romatoid artrit ve
siyatiğe bağlı ağrılar, safra kesesi koliği, adet ağrısı, mide
spazmına bağlı ağrı
Uluslararası ve bağımsız bir kurum olan Cohcrane
Foundation tarafından yapılan ve 26 kontrollü çalışmayı
(toplam 1151 hasta) kapsayan analizde, akupunkturun baş
ağrısında etkili bir tedavi olduğu sonucuna varılmıştır.
Kanada Kemik ve Eklem 2000-2010 Çalışma Grubu, boyun
ağrılı hastaların teşhis ve tedavisindeki kuralları delile
dayalı tıp çerçevesinde belirlemek üzere oluşturulmuştur.
Çalışma Grubunun son makalesinde (2008), boyun ağrısında
akupunkturun, egzersizin, hareketin, ağrı kesici ilaçların ve
düşük frekanslı lazerin faydalarına değinilmektedir
.
Virginia Sağlık Sistemi Üniversitesi Bütünleyici ve
Alternatif Tedaviler Bölümünce yayınlanan bir raporda (2008),
toplumda sık olarak görülen diz kireçlenmesine bağlı ağrılarda
akupunkturun etkinliği değerlendirilmiştir. 1456 hastayı
kapsayan 10 kontrollü çalışma değerlendirildiğinde
akupunkturun diz ağrısını ve fiziksel fonksiyon bozukluğunu
etkili bir şekilde tedavi ettiği ortaya
konmuştur.
Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından
yayınlanan makalede (2008), ameliyat sonrası çekilen ağrıda
akupunkturun rolünün araştırıldığı 15 kontrollü çalışma
değerlendirilmiş ve akupunkturun ağrının şiddetini ve morfin
gereksinimini anlamlı derecede azalttığı saptanmıştır.
Dolayısıyla ameliyat sonrası akupunktur ile ağrı tedavisi
gören hastalarda morfin kullanımına bağlı bulantı, baş
dönmesi, ağırlık hissi, kaşıntı ve idrar yapamama gibi
sorunlar azalmaktadır.
Kanser
Ağrısı
ABD Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı kurumu 2008’de
yayınladığı kılavuzda, kanser ağrısının tedavisinde ilaç dışı
tedaviler arasında akupunkturu önermektedir. Aynı kurum 2000
yılı kılavuzunda akupunkturu sadece çok şiddetli kanser
ağrılarında önermekteydi.
Ağrıda Akupunktur Tedavisinin
Süresi
Akupunktura yanıt akut ağrılarda %
50-70, kronik ağrılarda ise % 50-74 arasındadır.
Akupunktur ile ağrı tedavisinin süresi ve sıklığı
ağrının tipine ve hastaya bağlı faktörlere göre değişmektedir.
Akut ağrılarda akupunktur tedavisi 7-10 gün süreyle her gün
uygulandıktan sonra seyrekleştirilir. Akut ağrıda ilk dört
seansdan sonra etki gözlenir, bazı hastalarda 10 seansı
aşabilir. Kronik ağrılarda genellikle 6-8 seans sonra yanıt
alınır, 10 seansdan sonra ağrı daha da hafifler. Akupunktur
tedavisi genellikle diğer yardımcı tedavilerle birlikte
(egzersiz, masaj ve diyet) uygulandığında en iyi yanıt
alnmaktadır.